Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 162. Maddesinde düzenlenen bir diğer özel ve mutlak boşanma sebebi, onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmadır.

Manevi pek fena muamele de denebilecek, onur kırıcı davranış, yazılı ya da sözlü herhangi bir araçla (cep telefonundan mesaj, mektup, duvara yazma, pankart asma, gazete ilanı  v.b.) sergilenebilen ağır hakaret halleridir. Eşine Pazar yerinde şerefsiz, namussuz diye hakaret etmek, kahvehanede karısının bakire olmadığını açıklamak, gibi daha çok namus veya şerefin ağır surette ihlali sayılabilecek ağır hakaretler, bu boşanma sebebi içinde değerlendirilir. Yoksa her hakaret onur kırıcı davranış sayılmamaktadır. Pek kötü davranış bakımından, davranışın yeterli ağırlığı yoksa eylemin tekrarlanması aranırken, onur kırıcı davranışlarda duruma göre tek bir olay boşanma kararı verebilmek yeterli görülebilir. Davranışın doğrudan doğruya davacının kişiliğine saldırı kastıyla yapılması da şarttır. Hakim davalının eyleminin onur kırıcı davranış sayılıp sayılmayacağını, tarafların karakterlerini, kültür düzeylerini, sosyal niteliklerini, eğitim durumlarını, yaşadıkları çevrenin yargı ve geleneklerini, töresel yaşam ve davranış biçimlerini dikkate alarak karar verecektir.

Buna karşın, taraflar karşılıklı olarak birbirlerine hakaret etmeyi alışkanlık haline getirmişlerse, onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma değil, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası söz konusu olacaktır.

Boşanma davasında, davalının kastı yani kusuru aranır. Davacı eş ne kadar kusurlu olursa olsun, davalının onur kırıcı davranışı sabit ise boşanma kararı verilir. Bu anlamda davada taraflar arasında kusur kıyaslaması yapılarak karar verilemez. Ayrıca ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediği de araştırılmaz. Ancak akıl hastası ya da ayırt etme gücünden  yoksun eşin onur kırıcı davranışta bulunması halinde açılacak dava, akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasıdır.

Dava hakkı, zina, hayata kast, pek kötü davranış sebebiyle boşanma hallerinde olduğu gibi, davaya hakkı olan eşin, boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay, onur kırıcı davranışın üzerinden 5 yıl geçmekle düşer, Bu sürelerin hakkı düşüren süreler olduğunu ve hakim tarafından kendiliğinden kontrol edildiğini,  geçtiğinin anlaşılması halinde, davanın reddedildiğini daha önce de belirtmiştik.

Onur kırıcı davranışı affeden eşin dava hakkı olmadığı gibi, yargılama sırasında af da davayı düşürür. Af beyanı, yazılı, sözlü, açık veya örtülü yapılabileceği gibi, üçüncü kişiye eşini affettiğinin söylenmesi halinde de dava reddedilir. Buna karşın af şarta bağlanamaz. Onur kırcı davranışın pazarlık malzemesi yapılması ahlaka ayıkırıdır.

Davacı eşin ceza kovuşturması sırasında şikayetinden  vaz geçmesi, onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Boşanma davasında hakim, tarafların ayrılığına hükmedebileceği gibi, boşanma kararı vermesi halinde de, davacı eş ve çocuk(lar) için nafaka, davacı eş için maddi-manevi tazminata da hükmedebilir.

Tags: