Tag Archives: Saudiye Avukat

EMEKLİLİK

EMEKLİLİK SEBEBİYLE FESİH Emeklilik için yaş şartı dışında, en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme şartına haiz olunduğunda 4447 sayılı yasanın 45. Maddesiyle eklenen 5. Bendi hükmü gereğince kıdem tazminatı yazısı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca işçiye verilir. İşçi bu yazı ile yaşını beklemeksizin, kendi isteğiyle işten ayrılabilir ve kıdem tazminatı almaya

Continue reading →

Eşlerin Aralarındaki Borçlar

M.K. 217.MADDE: Mal rejimi, eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi, borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir.                                                                       Durum ve koşullar gerektiriyorsa, hakim istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar. 4721 Sayılı Medeni Yasanın getirdiği yeniliklerden biri de eski

Continue reading →

Eşlerin Mal Paylaşımında Malların Envanterinin Tutulması Nedir?

Mal Paylaşımında Envanter Tutulması M .K. 216. MADDE : Eşlerden her biri, diğerinden her zaman mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteyebilir. Bu envanter, malların getirilmesinden başlayarak bir yıl içinde yapılmışsa, aksi ispatlanmış olmadıkça bu envanterin doğru olduğu kabul edilir. 4721 Sayılı yeni Medeni Yasa ile eşlere, diğer eşin mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteme hakkı

Continue reading →

Eşlerin Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş Talep Etmesinin Şartları?

Eşlerin Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş Talep Etmesi M.K. 206. MADDE: Haklı bir sebep varsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hallerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir: 1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, 2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini

Continue reading →

Çocukların Vesayet Altına Alınmasının Şartları Nelerdir?

Çocukların Vesayet Altına Alınmasının Şartları Nelerdir? Vesayet, yasada belirlenen hal ve şartların olması halinde kişisel ve ekonomik menfaatlerini korumak ehliyet ve yetisinden, kudretinden mahrum kısıtlılar ile anne ve babasının her ikisinin de velayeti altında olmayan küçüklerin korunması amacıyla kısıtlının veya küçüğün bakımının ve temsilinin mahkeme kararı ile gerçek kişilere tevdii edilmesidir. M.K. 404. MADDE :

Continue reading →

Vesayet Altına Alınmanın Şartları Nelerdir?

Vesayet Altına Alınmanın Şartları Nelerdir? Medeni Yasanın 405,406, 407,408. Maddelerinde ergin kişilerin kısıtlanmasına ve kendilerine vasi atanmasına ilişkin sebepler sayılmıştır. Bu maddelerde sayılan sebeplerle öngörülen kısıtlama, reşit bir kimsenin fiil ehliyetinin mahkemece tamamen kaldırılması ya da kısmi olarak sınırlandırılmasıdır. Kişinin iyileşmesi mümkün olmayacak derecede akıl hastası olduğu yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak sağlık kurulu raporu ile

Continue reading →

Vasi Olarak Atanacak Kişinin Tespiti

Vasi Olarak Atanacak Kişinin Tespiti Vasi, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesince tayin olunur. Mahkemenin izni ile bizzat kısıtlı tarafından tayin edilemez. Genellikle Sulh Mahkemesi, vasiliğe baba veya ananın ya da kendisine vasi tayin edilecek kısıtlı adayının gösterdiği kimseyi atar. Vasi olacak kimsenin M.K. 413. Maddesinin 1. Fıkrasın göre : Mahkeme kararıyla dahi olsa da

Continue reading →

Vasi Atanan Kişinin Vasilik Kararının İtirazı Hakkında

Vasi Atanan Kişinin Vasilik Kararının İtirazı Hakkında M.K. 422. Maddede; ‘’vasiliğe tayin kararı kendisine tebliğ edilen vasi, bu görevi kabul edebileceği gibi kararın kendisine tebliğinden başlayarak 10 gün içinde vasilikten kaçınma hakkını Sulh Mahkemesi Hâkimliğine yöneltebilir. Vasinin, vasi tayin edilmesinde menfaati olan kimseler bu atamayı öğrendiği andan itibaren 10 gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu

Continue reading →

Uygulamada Miras Hukukuna İlişkin Dava Türleri Nelerdir?

Uygulamada Miras Hukukuna İlişkin Dava Türleri Nelerdir? Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası Atanmış Kişiye Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası Mirasın Yoksun (Mahrum) Kişiye Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası Mirasçılık Belgesinin İptali Ve Yeni Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası (Ketm-i Verese) Mirastan Yoksunluğun Tespiti Davası Mirasın Reddi Halinde Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası Terekenin Mevcudunun Tespitine İlişkin Dava Terekenin Korunmasına İlişkin

Continue reading →

Yabancılar İçin Türkiye’de Mülk Edinme Rehberi Hakkında

Yabancılar İçin Türkiye’de Mülk Edinme Rehberi Hakkında Genel Bakış Yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de taşınmaz edinmesine ilişkin tüm usul ve esaslar, 2644 Sayılı Tapu Kanunu’nun 35 ve 36. Maddelerinde düzenlenmiş olup, 03.05.2012 tarih 6302 Sayılı Yasa ile anılan maddelerde yapılan değişiklik sonrası, yabancıların ülkemizde taşınmaz elde etmesi için daha önce aranan ‘MÜTEKABİLİYET-KARŞILIKLILIK’ ilkesi 

Continue reading →

Ana Babanın Çocuk Mallarındaki Temsil Yetkisinin Sınırları Nelerdir?

Ana Babanın Çocuk Mallarındaki Temsil Yetkisinin Sınırları Nelerdir? Ana babanın çocuğa ilişkin velayet hakkı ve buna bağlı olarak temsil yetkisi ellerinden alınmadığı sürece Aile Mahkemesinden izin alınması gerekmeden hukuki işlemlerde çocuğu temsil edebilmesi mümkündür. Çocuk ayırt etme gücüne sahipse, onu temsilen yapılacak işlemler yapılmadan önce yada işlem yapıldığı esnada bilgilendirilmeli, görüş ve düşünceleri alınmalıdır. Medeni

Continue reading →

Miras Hukukunda Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Verilmesi

Miras Hukukunda Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Verilmesi TMK. MADDE 652 : Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi : Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ

Continue reading →

Muris Muvazaası

MURİS MUVAZAASI ‘Muvazaa’ kelime anlamıyla danışıklı işlem demektir. Muris muvazaası ise, miras bırakanın (murisin),  mirasçısını miras hakkından yoksun bırakma kastıyla, tapulu taşımazını, mirasçılardan birine ya da mirasçı olmayan bir diğer 3. Kişiye gerçekte bağışladığı halde, tapuda, satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi göstererek yaptığı devir ve temlikler için kullanılan hukuki terim olup, bu  durumda

Continue reading →

İnanç Sözleşmesi ve Sözleşmelerden Kaynaklanan Tapu İptal Tescil Davası

İnanç Sözleşmesi ve Sözlesmeden Kaynaklanan Tapu İptal Tescil Davasi İnanç sözleşmesi, inananın, bir hakkını, belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılan kişinin de, inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmelerdir. Başka bir söyleyişle,  A, aldığı borç para karşılığında B isimli şahsa, taşınmazını ileride iade

Continue reading →

Muris Muvazaasının İstisnaları

MURİSİN MUVAZAASININ İSTİSNALARI Murisin, mirasçılarından mal kaçırma kastıyla yaptığı tüm taşınmaz devirlerinin, bu amacın tüm çıplaklığıyla tespit edildiği anda iptal yaptırımı ile karşılaştığını, muris muvazaası başlıklı makalede anlatmıştık. Ancak, bu yaptırımın, murisin tüm taşınmaz devirleri bakımından değil, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı, satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri arkasına gizlediği devirler için geçerli olduğunu, bunlar

Continue reading →

Borçlu Muvazaası- Tasarrufun İptali Davaları

Borçlu Muvazaası- Tasarrufun İptali Davaları Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak, ona zarar vermek kastıyla yaptığı taşınmaz devirlerinin iptalini sağlayan bir dava türü olup, hukuki dayanağını İcra İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinden alır. Bu tür davalarda, borçlu iyiniyet kurallarına aykırı davranmış sayıldığı ve alacaklının, mameleki üzerinden cebri icrayı engellediği için, genelde davalar kabulle sonuçlanmaktadır. Muris  muvazaası

Continue reading →

Aile Konutu ve Ev Eşyasının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi

Aile Konutu ve Ev Eşyasının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi Her ne kadar yeni Medeni Yasamızdaki edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden doğan hak, ayni olmayıp nakdi bir hak (alacak hakkı ) olsa da bazı istisnai ve özel hallerde eşlerden birine ayni bir talep hakkı tanınmıştır. Bu özel hallerden ilki M.K. 226/f. 2’de belirlenen ‘paylı mülkiyete konu

Continue reading →

Genel Olarak Yasal Mal Rejimi Nedir?

Genel Olarak Yasal Mal Rejimi Nedir? 4721 Sayılı ve 22 Kasım 2001 tarihli yeni Türk Medeni Kanunu 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni Medeni Kanunda, aile hukukunda adeta deprem etkisi yapan en önemli yenilik ve değişiklik ‘’eşler arasındaki mal rejimleri’ bölümünde gerçekleştirilmiştir. Buna göre eşler arasındaki yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimi olarak kabul edilmiş

Continue reading →

Katkı Payı Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağı

Katkı Payı Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağı Eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu karşılıklı ve ortak bir çabayla sağlamak, müşterek çocukların bakım, eğitim ve gözetimini özenle ve beraberce gerçekleştirmekle yükümlüdür. Birbirlerine sadakatle yardımcı olmak zorundadırlar. Nitekim eşlerin Medeni Kanunun 186/f.2.3’e göre eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar ve aksine yasal bir

Continue reading →

Eşlerin Paylı Mülkiyetinde Bulunan Bir Malın Eşlerden Birine Özgülenmesi

Eşlerin Paylı Mülkiyetinde Bulunan Bir Malın Eşlerden Birine Özgülenmesi T.M.K. 226/2. Hükmüne göre ‘tasfiye sırasında paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir’ denilmektedir. İlgili hükme göre eşler arasında paylı mülkiyete

Continue reading →

Paylı Mülkiyetin Özgülenmesine İlişkin Yargıtay Kararı

Paylı Mülkiyetin Özgülenmesine İlişkin Yargıtay Kararı ÖZÜ : Yazlık ev olarak kullanılan taşınmazdaki küçük pay malikleri olan 20 davalı karşısında ¾ payın sahibi olan davacının üstün hakkı olduğunun kabulü gerekir. ‘’… 13 Ada, 47 parsele gelince, az yukarıda da belirtildiği gibi yarı oranda davacı ve ölen eş Yaşar adına kayıtlıdır. Mirasçılık belgesine göre, ayrıca davacı

Continue reading →

Evlenen Kadının Bekarlık Soyadını & Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Taşıma Özgürlüğü

Evlenen Kadının Bekarlık Soyadını & Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Taşıma Özgürlüğü 1934 Yılında yürürlüğe giren ‘Soyadı Kanunu’ nu ile birlikte herkes kendi soyağacına göre,  bir soyadı taşıma zorunluluğundadır. Kadınlar evlenme ile kocanın, çocuklar doğum ile babanın soyadını almaya başladığından beri erkeğin soyadı, erkek çocuk olduğu sürece yaşamaya devam etmesine rağmen, kadının soyadı zaman içerisinde soyağacı

Continue reading →

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma 4721 Sayılı Medeni Kanun’da düzenlenen bir diğer özel boşanma sebebi de, eşlerden birinin  akıl hastası olması halidir. Ancak bu halin, boşanma sebebi olabilmesi için; eşin, akıl hastalığının iyileşmesi olanağının bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi ve ortak hayatın, diğer eş için çekilmez hale gelmiş olmasıdır. Kural olarak akıl hastaları,

Continue reading →

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma

Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Hayata kast 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun düzenlediği özel ve mutlak boşanma sebeplerinden bir diğeridir. Medeni Kanunu’nun 162. Maddesinde tarif edildiği şekliyle; ‘Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine  pek kötü davranılması  ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin

Continue reading →

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Haysiyetsiz hayat sürme, toplumdaki anlayışa uymayan, belli bir süreden beri devamlı olarak, namus, şeref ve haysiyet kavramlarıyla bağdaşmayacak şekilde yaşamaktır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 163. Maddesinde düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Haysiyetsiz hayatın evlendikten sonra gerçekleşmesi, sürekli olması, bu yaşam şekli sebebiyle ortak yaşamın çekilmez hale gelmesi gibi,  birden

Continue reading →

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 162. Maddesinde düzenlenen bir diğer özel ve mutlak boşanma sebebi, onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmadır. Manevi pek fena muamele de denebilecek, onur kırıcı davranış, yazılı ya da sözlü herhangi bir araçla (cep telefonundan mesaj, mektup, duvara yazma, pankart asma, gazete ilanı  v.b.) sergilenebilen ağır hakaret

Continue reading →

Pek Kötü Davranış Sebebiyle Boşanma

Pek Kötü Davranış Sebebiyle Boşanma 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 162. Maddesinde, hayata kast veya onur kırıcı muamele sebebiyle birlikte düzenlenen pek kötü davranış sebebiyle  boşanma da, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Eşin vücut bütünlüğüne saldırı teşkil eden;  zulüm, işkence, ağır eziyet, acımasızca dövmek, aşırı derecede cinsel ilişkide bulunmak, anormal cinsel ilişkiye zorlamak gibi

Continue reading →

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 163. Maddesi, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle iki ayrı boşanma sebebi düzenlemiştir. Maddeye göre; ‘Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenmezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.’ Maddedeki

Continue reading →

Terk Sebebiyle Boşanma

Terk Sebebiyle Boşanma 4721 Sayılı Medeni Kanun’un 164. Maddesinde düzenlenen terk olgusu, hem özel hem de mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Sebebin mutlak oluşu, terke ilişkin maddenin aradığı koşullar oluştuğu anda, evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği araştırılmaksızın, boşanma kararı verilmesi gerekliğini ifade eder. Terk sebebiyle boşanmayı düzenleyen madde tanımında iki türlü terk söz konusudur. Bunlardan

Continue reading →

Özel ve Mutlak Boşanma Sebepleri

Özel ve Mutlak Boşanma Sebepleri ZİNA (TMK Md. 161): ‘Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.’ 4721 Sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu madde 161 de düzenlenen

Continue reading →