Eşlerin Paylı Mülkiyetinde Bulunan Bir Malın Eşlerden Birine Özgülenmesi

Eşlerin Paylı Mülkiyetinde Bulunan Bir Malın Eşlerden Birine Özgülenmesi

T.M.K. 226/2. Hükmüne göre ‘tasfiye sırasında paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir’ denilmektedir. İlgili hükme göre eşler arasında paylı mülkiyete tabi bir mal bulunmalı, edinilmiş mallara katılma rejimi eşler arasında sona ermiş olmalı, özgüleme talep eden eşin üstün yararının mevcut olması ve özgüleme talep eden eş tarafından pay bedelinin ödenmesi gereklidir.

Eşler, kendi iradeleri ya da yasadan kaynaklanan sebeplerle bazı mallara ya da malvarlığı değerlerine müşterek malik olabilirler. Bu tür müşterek mülkiyet ilişkisi, eşler arasındaki yasal mal rejiminin tasfiyesi esnasında özel bir hukuki düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu düzenlemeye göre, üstün hakkı ve menfaati olan eşe, edinilmiş ya da kişisel mal olduğuna bakılmaksızın diğerinin payının kendisine özgülenmesine ilişkin kanundan doğan bir talep hakkı verilmiştir. Bu şekilde müşterek mülkiyete tabi malın satılarak paylaşılması önlenerek, talep eden eşin müşterek mal üzerinde tek başına malik olması sonucu doğacaktır.

Bu hak, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucu doğacak olan katılma alacağından farklı olarak nakdi değil, ayni bir talep hakkıdır. Üstün hak sahibi eşe tanınmış olan bu talep hakkı bir nevi yasal alım hakkı olarak nitelendirilebilir.

Üstün hak sahibi eşe tanınmış bu yasal alım hakkı emredici nitelikte olmayıp, eşlerin anlaşması ile bu haktan önceden vazgeçebilirler.

Üstün hak sahibi eşin bu hakka ilişkin yasal alım hakkını kullanması, ortaklığın giderilmesi davası açılmasını engellemez.

Hâkim, resen özgülenmeye karar veremez. Bu nedenle bu hak tasfiye bitip kesinleşmeden kullanılamaz.

Eşin paylı taşınmazdaki hissesinin diğer eşten yada diğer hissedarlardan fazla olmasının üstün hakka sahip olduğunun göstergesi olduğu Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.

Hakkın koşullarının oluşup oluşmadığı mahkemece takdir edilir. Hak kullanılınca hak sahibi eş ile diğer eş arasında satım ilişkisi kurulmuş olur.

Mahkemenin kararı, hak sahibi eşe şahsi bir hak tanır. Üstün hakkı olan eşin bu talep hakkını kullanması ve mahkemenin hakkın koşullarının oluştuğuna karar vermesi halinde diğer eş ile arsında payın devrine yönelik bir borç ilişkisi doğar. Diğer eş, malın mülkiyetini devretmekten kaçınırsa bu halde hak sahibi eş, M.K. m. 716/f.1 gereği mahkemeden mülkiyetin hükmen geçirilmesini talep edebilir.

Üstün hakka dayanan yasal alım hakkının mal rejiminin tasfiyesinin bitimine kadar kullanılması gerekir. Bu talep hakkı tasfiye esnasında öne sürülmemişse eşler ya da sağ kalan eş ile mirasçılar arasında paylı mülkiyet devam ediyor ise daha sonra paylı mülkiyetin sona erdirilmesi esnasında bu hak kullanılamaz.

Tags: