Çocukların Vesayet Altına Alınmasının Şartları Nelerdir?

Çocukların Vesayet Altına Alınmasının Şartları Nelerdir?

Vesayet, yasada belirlenen hal ve şartların olması halinde kişisel ve ekonomik menfaatlerini korumak ehliyet ve yetisinden, kudretinden mahrum kısıtlılar ile anne ve babasının her ikisinin de velayeti altında olmayan küçüklerin korunması amacıyla kısıtlının veya küçüğün bakımının ve temsilinin mahkeme kararı ile gerçek kişilere tevdii edilmesidir.

M.K. 404. MADDE :

Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.

Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Çocuklar için ana ve babanın her ikisinden de velayetin kaldırılmış olması halinde ya da velayet kendisinde olan ana yada babanın içinde bulunduğu durum vesayeti gerektiriyorsa çocuk vesayet altına alınır.

Vesayet altına alınma talebi, vesayet altına alınacak olan kişinin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yöneltilir. Vasi tayinini Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi yaparsa da vasiyi denetim makamı Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Ana ve babanın velayeti altında olmadığı için vesayet altına alınan çocuklar, aile vesayeti altına alınamaz. Onlar için kamu vesayeti altına alınma hali zorunludur. Kısıtlılar hakkında ise aile vesayeti söz konusu olur. Çocuklara ilişkin kamu vesayeti altına alınmada resmi vasi Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumudur. Yine Türk Medeni Kanunu Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün 12. Maddesinde; çocuğa vasi tayin edilecek kimseler sayılmıştır. Bu hükme göre Sulh Hâkimi, çocuğa belli bir şahıs tarafından bakılmasına veya çocuğun bir aileye verilmesine ya da bir müesseseye konulmasına karar vermişse  aldığı tedbire göre çocuğu verdiği şahsı, ailenin içinde uygun gördüğü kimseyi, müessesenin müdürünü vasilik niteliklerini haiz oldukları takdirde vasi tayin eder. Çocuğun bir kişiye ya da aileye tevdi edildikten sonra çocuk yuvası veya yetiştirme yurduna yerleştirilmesine karar verilmesi ya da çocuk yuvasına verilenlerin yetiştirme yurduna devrolunması halinde Yargıç, eski vasinin görevine son vererek yeni çocuk yuvası ya da yetiştirme yurdu kurum müdürünü vasi tayin edebilir. Çocuğun çocuk yuvsından yetiştirme yurduna devrolunduğu, çocuk yuvası müdürü tarafından Sulh Hukuk Hâkimine bildirilir.

M.K. 404. MADDE :

Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.                               Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterle ve yetkili mahkemeler bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Boşanma davası sonucunda ana babadan birine müşterek çocukların velayetinin verildiği halde, velayet kendisine verilen anne ya da baba ölürse, gaipliğine hükmedilirse müşterek çocukların velayeti boşlukta kalacağı için hâkim bu çocuklara vasi atanmasına karar verir. Yine ortada herhangi bir boşanma hali olmamasına rağmen ana ve babanın her ikisi de gaip ise ve haklarında gaiplik kararı verilmişse bu durumda da müşterek çocukların velayeti boşlukta kalacağı için hakim çocuklar için vasi atanması kararı verir. Ana babanın her ikisinin de ölmesi halinde velayete ilişkin aynı boşluk ve vasi atanması kararı ortaya çıkar.

Boşanma davası sonucunda ana babanın her ikisi de müşterek çocukların velayetini istemezse ya da içinde bulundukları kötü yaşam tarzı, ahlaki dejenerasyon ve benzeri sebeplerle her ikisine de velayetin verilmesi hâkim tarafından uygun görülmez ise yahut boşanma sonucu velayet kendisine verilen ana ya da babanın yeniden evlenmesi durumunda çocuğun yüksek yararı gereği kendisine velayet verilen eşten velayet kaldırılırsa; tüm bu hallerde de küçüğe vasi tayin edilir.

Mahkeme kararı ile evlat edinilen bir küçüğü evlat edinen kişinin ölmesi, birlikte evlat edinmede her iki evlat edinenin ölmesi ya da evlatlık bağının sonradan kaldırılması hallerinde evlat edinilen çocuğun velayeti boşlukta ve çocuk velisiz kalır. Bu durumlarda velayet hakkı kendiliğinden çocuğun öz ana babasına geçmez. Bu haldeki bir küçüğe yine Sulh Hukuk Mahkemesi hakimince bir vasi atanır.

Boşanma hali dışında evlilik birliğinin yokluk, butlan ve nisbi butlanla sona ermesi halinde çocuğun velayeti ana babadan birine verilmemişse yine küçüğe vasi atanması durumu ortaya çıkar.

M.K. 404. Maddesinin 2. Fıkrasında, küçüğe vasi atanmasını gerektiren yukarıda belirttiğimiz durumları görevlerini yerine getirirken öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler gibi kamu görevlilerine ya da kurumlarına bu durumu derhal yetkili vesayet makamı olan Sulh Hukuk Hâkimliğine bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.

Kısıtlanan ergin çocuklar ise kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.

Av. EBRU ŞAHİN

Tags: