Evlenen Kadının Bekarlık Soyadını & Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Taşıma Özgürlüğü

Evlenen Kadının Bekarlık Soyadını & Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Taşıma Özgürlüğü

1934 Yılında yürürlüğe giren ‘Soyadı Kanunu’ nu ile birlikte herkes kendi soyağacına göre,  bir soyadı taşıma zorunluluğundadır. Kadınlar evlenme ile kocanın, çocuklar doğum ile babanın soyadını almaya başladığından beri erkeğin soyadı, erkek çocuk olduğu sürece yaşamaya devam etmesine rağmen, kadının soyadı zaman içerisinde soyağacı durumuna göre kaybolmaya başladı.

1.1.2002 Tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı yeni Türk Medeni Kanunu’nda değişikliklerin önemli ve büyük kısmı aile hukuku alanında ve özellikle kadın erkek eşitliğini zedelediği düşünülen hükümlerde yapılmış, bu çerçevede kadının soyadı  kullanımı , evlenme halinde (Madde 187) ve boşanma halinde (Madde 173) olmak üzere iki maddede düzenlenmiş; ancak toplumsal anlayışımızın ulaştığı düzey ve kadının toplumsal yaşamda değişen ve artan yeri ve konumu, bu iki düzenlemenin de ihtiyacı karşılamadığı birtakım ihtilafları ortaya çıkarmıştır. Bu makalede, kadının evlenme halinde de sadece kendi bekarlık soyadını kullanma ihtiyacı ile boşanma halinde kocasının soyadını kullanmaya devam etmeye olan ihtiyacının, mevcut düzenlemelerde, hangi yargı kararları ile  ne aşamaya geldiğini anlatmaya çalışacağız.

1-MADDE 187: ‘ Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır. Ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuru ile kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.’

Bu maddeye göre, kadının evlendiği takdirde kocasının soyadını alması yasal zorunluluktur. Ancak,  isteği halinde evlenme sırasında  nikah memuruna ya da daha sonra nüfus memurluğuna yazılı olarak başvurduğu takdirde, kendi bekarlık soyadını da, ancak kocasının soyadı ile beraber kullanabilecektir.  Yasa gereği kadın evli ise bekarlık soyadını tek başına kullanamaz. Kadın yıllarca kendi soyadı ile tanınmış çevre edinmiş, şöhreti yakalamış olsa bile,  evlenmekle,  yasanın izin verdiği bu çerçeve dışına çıkamaz. Tüm resmi kayıtlarda yasanın öngördüğü bu  haliyle kayıtlı olmak zorundadır.

Ancak bu  durum Anayasa Mahkemesinin 2010 yılından bu yana verdiği birtakım bireysel başvuru kararlarında değişmiş görünmektedir. 08.04.2010 Tarihinde başlayan bu değişim ilk olarak yıllarca bekarlık soyadı ile tanınan ve bu soyadı ile birçok bilimsel çalışmaya imza atmış bir akademisyenin başvurusu sonrası alınmış, bu kararda, kadının sadece kocasının soyadını  kullanma zorunda bırakılması bir hak ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu kararda gerekçenin temelini oluşturan ‘kızlık soyadı ile tanınma’ kriteri, 19.12.2013 tarihinde verilen bir diğer kararda gerekçeden çıkarılmış, eşitlik ilkesi gereği evli olan tüm kadınların isterlerse bekarlık soyadını, bu şekilde tanınma kriteri olmasa bile, kullanabilecekleri şeklinde genişletilmiştir. Anayasa gereği, Anayasa Mahkemesinin tüm kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlar. Bu  kararlardan sonra aslında, yalnızca  bekarlık soyadını kullanmak isteyen evli kadının, nüfus müdürlüğüne giderek kimliğini değiştirebilmesi, her türlü resmi ve özel kayıtlarda bekarlık soyadını yazdırabilmesi mümkündür. Ancak ülkemizde kurumların mevzuat ve yönetmeliklere takıntılı işleyişi  nedeniyle bunun yapılması uygulamada gerçekleşmeyebilir. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin iş bu kararlarının  emsal gösterileceği, sadece kızlık soyadını kullanmaya izin davası aile mahkemelerinden  istenebilir.

MADDE 173 : ‘Boşanma halinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse, hakimden bekarlık soyadını  taşımasına izin verilmesini isteyebilir.

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.

Koca koşulların değişmesi halinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.’

Yasal düzenleme yapılmamış olması nedeniyle, Kadının soyadı kullanımı konusunda asıl tartışma, evli kadının sadece bekarlık soyadını kullanmak istemesi halinde yaşanmakta olup,    boşanma halinde ise kadının kocasının soyadını taşıma arzusu yeni Medeni Kanunun 173. Maddesinde yasal düzenlemeye kavuşmuştur. Madde metninden da anlaşıldığı üzere bu talep ya boşanma davası sırasında ileri sürülecek, ya da boşanma kararından sonra,  yine Aile Mahkemesinde bu konuda açılacak ayrı bir dava ile ileri sürülecektir. Her iki davada da, kadının kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bu durumun  kocaya bir zararının dokunmadığı, davacı kadın tarafından ispatlanacaktır. Buna karşın davalı koca da, bu durumun kendisine zarar verdiğini, vereceğini ispat yükü altında  olacaktır.

Sonuç itibariyle, evli kadının sadece bekarlık soyadını kullanması ile boşanmış kadının evlilik soyadını kullanmaya devam etmek istemesi,  yargıdan bir karar alınmasını gerektirmekle birlikte, eskiye nazaran bu durum gerek Anayasa Mahkemesi kararları, gerek Yargıtay ve yerel Aile Mahkemesi kararları ile hukuk sistemine yerleşmiş olduğundan, olumsuz bir durumla karşılaşılması olasılığı yok denecek kadar azalmıştır.

Tags: