El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetname, M.K. 538. Maddesinde düzenlenmiş olup bu hükme göre el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay, gün belirtilerek başlangıcından sona erdiği satıra kadar miras bırakanın el yazısı ile yazılmış ve yine onun tarafından imzalanmış olması zorunludur.

Bu maddede böylece el yazılı vasiyetnamenin geçerli olabilmesinin şartları belirtilmiştir. M.K. 538. Maddesi emredici nitelikte bir hükümdür. El yazılı vasiyetnamede el yazısının başkasına ait olması halinde imza miras bırakan tarafından atılmış olsa dahi geçersiz hale gelir. El yazılı vasiyetname üzerinde sonradan vasiyetçi ya da başka biri tarafından oluşturulan çizinti ya da yazılar geçersiz olup vasiyetnamenin tamamını geçersiz hale getirmez. Fakat vasiyetnamenin tamamı üzerinde bir çizilme söz konusu ise bu halde vasiyetname tamamen geçersiz hale gelir. Vasiyetnamede kullanılan dilin önemi yoktur. El yazılı vasiyetname üzerine sonradan miras bırakanın yine el yazısı ile yaptığı paraf ve eklemeler geçerlidir. El yazılı vasiyetname, birden çok sayfadan oluşuyorsa tüm sayfaların yine bizzat vasiyetçi tarafından yazılmış olması gerekir. Daktilo ya da bilgisayar benzeri bir makine veya alet tarafından yazılarak miras bırakan tarafından imzalanan vasiyetname el ile yazılmış sayılamaz ve geçersiz hale gelir. Başka bir dil ya da eski yazı ile yazılmış olmasının geçerliliği açısından bir önemi yoktur.

El yazısı, bir kimseyi diğerinden ayıran bir unsurdur. El yazılı vasiyetname içerisine matbu cümlelerin yapıştırılması suretiyle de hazırlanamaz. Bir kimsenin el yazısı ile vasiyetname içeriğindeki tasarrufların ve iradenin ona ait olup olmadığı ancak o kişinin el yazısı ile anlaşılabilir. El yazılı vasiyetnamenin daktilo ya da başka bir aletle yazılmış olması iptaline ilişkin bir sebeptir. Yine el yazılı vasiyetnamede, miras bırakana ait el yazısının kötü ya da okunaksız olması iptali için bir gerekçe değildir.

El yazılı vasiyetnamedeki bazı satırların, cümlelerin ya da kısımların çizilmesi ya da yırtılması sadece bu cümle ya da kısımların geçersiz olmasına neden olurken baştan sona kadar çizilmesi ya da karalanmış olması vasiyetçi tarafından ortadan kaldırıldığı anlamına gelir. Vasiyetçinin el yazısı ile yapılan düzeltme ve eklemeler ise geçerli olur. Ancak vasiyetçi dışındaki 3. Kişi tarafından yapılmış olan ekleme, düzeltme ve çıkıntılar ise hükümsüzdür. Bu düzeltme, ekleme ve çıkıntılar miras bırakanın isteği ve rızası ile yapılmış olsa dahi hükümsüzdür. Ancak önemle belirtmek gerekir ki; vasiyetçinin isteği ve rızası ile başka biri tarafından yapılan bu ilaveler ya da düzeltmeler olmaksızın vasiyetname yapılmayacak idiyse yani vasiyetnamenin esaslı unsurlarına tekabül ediyorsa vasiyetnamenin tamamı hükümsüz hale gelir. Aksi halde sadece 3. Kişi tarafından yapılan ekleme ve düzeltmeler hükümsüz hale gelir.

Okuma yazma bilmeyen kişiler el yazılı vasiyetname yapamazlar. Vasiyetçi, herhangi bir fiziki rahatsızlığa bağlı olarak felçli ya da yazı yazmakta zorluk çekiyorsa, vasiyetnameyi düzenlemesi esnasında el yazısı ile yazmasına yardım ediliyorsa vasiyetname yine de geçerlidir. Önemli olan vasiyetnamenin içeriğinin miras bırakanın iradesini içermesidir. Bu halde vasiyetnamenin miras bırakan tarafından yazılmadığı kabul edilemez, iptaline karar verilemez. Bakılması gereken, vasiyetnamenin miras bırakanın son arzularını kapsayıp kapsamadığıdır.

El yazılı vasiyetnamenin düzenlendiği tarihin gerçek olması şarttır. Tarihin kasıtlı olarak yanlış yazılması el yazılı vasiyetnameyi geçersiz hale getirir. Tarihin gün, ay, yıl olarak yine el yazısı ile yazılmış olması zorunlu olup vasiyetnameye vasiyetçi tarafından daha sonra yapılan eklemelerde yine tarihlenmek zorundadır. Vasiyetname tarihinin yorum yoluyla tespiti kabul edilemez olup tarihsiz bir el yazılı vasiyetname geçersizdir. Bunun yanı sıra vasiyetnameye daha sonradan vasiyetçi tarafından yapılan eklemeler vasiyetçi tarafından imzalanmalıdır. Aksi halde yine bu eklemelerin hükümsüz olduğu sonucuna varılır.

Vasiyetnamenin bizzat vasiyetçinin el yazısı ile son arzusunun bittiği yer altına denk gelecek şekilde imzalanması gerekir. Eklenti ve çıkıntılar da imzalanmalıdır. İmza atmak yerine; mühür, kaşe, parmak izi kullanılamaz.

El yazılı vasiyetnamede gün, ay, yıl olarak tarihin bulunması öncelikle vasiyetnamenin yapıldığı tarihte miras bırakanın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının yani ehliyetli olup olmadığının anlaşılmasını sağlar. Bunun yanı sıra; miras bırakanın birden çok vasiyetnamesi varsa, bunlardan hangisinin daha önceki bir tarihte yapılmış olduğunun anlaşılmasını sağlar. Miras bırakan tarihin bir kısmının önceden basılı olduğu antetli bir kağıt kullanmış ise bu tarihin yanına ayrıca el yazısı ile tarih yazmalıdır. Vasiyetnamenin yapıldığı gerçek tarihten önce ya da daha sonraki bir tarihin atılmış olması halinde, bu vasiyetnamenin iptali yoluna gidilebilir. Vasiyetnameye yazılmış olan tarihin doğru olmadığını, bunu iddia eden ve vasiyetnamenin bu sebeple iptalini isteyen kişi ispatlamalıdır.

Tarihin yazılış şeklinin önemi yoktur. Rakamla ya da yazı ile olabilir. Asıl önemli olan el yazılı vasiyetnamenin yazıldığı gerçek tarihin belirlenmesini sağlanmasıdır.

Vasiyetçi tarihte yanılgıya düşmüş olsa da vasiyetname içeriğinden gerçek tarihin anlaşılır olması halinde bu durum vasiyetnamenin iptali için bir sebep oluşturmaz.

El yazılı vasiyetnamenin yazılması birkaç gün sürse de tek bir tarihin olması yeterlidir.

El yazılı vasiyetnamenin, miras bırakan tarafından yazılmadığı iddiasıyla vasiyetnamenin iptali yönünde bir dava açılırsa bu iddia ancak Adli Tıp Kurumundan alınacak bir raporla ispatlanabilir. B konuda sadece tanık beyanları ile mahkemece karar verilemez.

01.01.2002 tarihinde, 4721 Sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile yürürlükten kalkmış 743 Sayılı Eski Medeni Kanunda, vasiyetnamenin düzenlendiği yerin, mahallin belirtilmesi de vasiyetnamenin geçerlilik koşullarından biri olarak belirtilmişken, Yeni Türk Medeni Kanunu’nun 538. Maddesinde düzenleme yeri bir geçerlilik koşulu olarak aranmamıştır. Bu nedenle mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlendiğinden, 01.01.2002 tarihli yeni Medeni Kanunun yürürlüğünden önce ölen bir kişinin vasiyetnmesinde düzenleme yeri bir geçerlilik koşulu olarak aranır.

El yazılı vasiyetnamenin mutlaka kağıda yazılması gerekmemektedir. Üzerine yazı yazmaya elverişli herhangi bir malzeme olabilir. Burda aranacak tek unsur, vasiyetçinin gerçekten ve ciddi olarak vasiyetname yapmak arzusunda olmasıdır.

Maddenin 2. Fıkrasında el yazılı vasiyetnamenin kaybolmasını önlemek için, saklanmak üzere açık ya da kapalı olarak notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabileceği belirtilmiştir. Vasiyetçinin bunu yapması zorunlu olmasa da, noter, sulh hakimi veya yetkili memurunun saklanmak üzere kendisinne bırakılan vasiyetnameyi almaktan çekinme hakkı yoktur, teslim alıp saklamaya zorunludurlar. El yazılı vasiyetnamenin saklanmak üzere notere, Sulh Hakimi ya da yetkili memura verilmemesi onun geçerliliğini etkileyen bir unsur değildir. Vasiyetçi el yazılı vasiyetnameyi kendisi de saklayabilir.

Ancak miras bırakanın ölümünden sonra ele geçen ya da evvelce kendisine saklanmak için verilen kişi ve görevlilerin vasiyetnameyi Sulh Hakimine teslim etmeleri M.K. 595’e göre zorunludur.

El yazılı vasiyetnamenin basit ve masrafsız olması gibi yararlarının yanında kolayca yok edilmesi tehlikesi de vardır. Ayrıca her ne sebeple olursa olsun ortadan kaldırılmasında hiçbir güçlük yoktur.

El yazılı vasiyetname miras bırakanın bir yakını ya da 3. Kişi tarafından bulunmuşsa ya da daha önceden saklanmak üzere tevdi edilmişse; bu halde vasiyetnamenin Sulh Hakimine teslim edilmesi mecburidir. Teslim edilen vasiyetnamenin resmi ya da el yazılı olup olmamasının önemi yoktur.

Vasiyetnameyi muhafaza eden görevli ya da miras bırakanın arzusu üzerine saklayan ya da başka şekilde ele geçiren ya da onun eşyaları arasında bulan kimse, teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi halde bu yüzden doğacak zararlardan sorumludur.

Sulh Hakimi ise kendisine teslim edilen vasiyetnameyi inceler, koruma önlemlerini alır, mirasçıları çağırır, onlara okur ve ilgilileri dinleyerek yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya terekenin resmen yönetilmesine karar verir.

 

Av. EBRU ŞAHİN

Tags: