Organ ve doku nakli, bir bağışlayıcıdan-vericiden, bir alıcıya iyileştirme amacıyla doku veya organların nakledilmesidir. Haliyle tıbbi bir müdahaledir ve tıbbi müdahalelerin genel şartlarına tabidir (yetkili hekim-endikasyon-aydınlatılmış rıza-tıbbi kural ve standartlara uygunluk). Ülkemizde, Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ve Türk Ceza Kanunu, insanlar arası organ ve doku naklini düzenlemektedir. Buna karşın aynı insan üzerinde yapılan organ veya doku nakli ile hayvanlardan yapılan organ ve doku nakli bu kanunların kapsamı dışında olup, serbesttir. Yaşayanlardan organ ve doku nakli ile ölülerden organ ve doku nakli olmak üzere iki tür organ nakli mevzuatta yer bulduğu halde, hayvandan doku nakli konusunda bir düzenleme olmayıp, konu Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir.
1-Canlılardan Organ ve Doku Nakli:
Canlılardan organ ve doku nakli, ölülerden organ ve doku naklinden, alıcının belirli olması yönüyle ayrılır. Burada verici doğrudan belirli bir kimseye bağış yapmaktadır. Dolayısıyla, ölülerden Organ ve doku nakli dağıtım mevzuatına uygun olarak yapıldığı halde, canlılardan organ ve doku nakli, dağıtım mevzuatının kuralları dışındadır.
Canlıdan organ ve doku nakli, alıcının en az 2 yıldan beri fiilen birlikte yaşadığı eşi ile 4. (dördüncü) dereceye kadar bu derece dahil kan ve kayın hısımları arasında yapılabilir. Akrabalık dereceleri hakkında; bir kimsenin çocukları, anne-babası 1. Derece; torun, kardeşler, büyükbaba, büyükanneler 2. Derece; torun çocuğu, yeğenler, amca, dayı, hala ve teyzeler, büyükbüyük baba ve büyükbüyük anneler 3. Derece; yeğen çocukları, amca, dayı, hala, teyze çocukları ise 4. Dereceden hısımlar olarak, canlıdan organ ve doku vericisi ya da alıcısı olabilirler. Yani yasal düzenleme gereği ancak reşit yani 18 yaşını doldurmuş ve mümeyyiz, yani davranışlarının ya da kararlarının anlam ve sonuçlarının kavrama yeteneği olanlardan organ ve doku nakli yapılabilir.
Buna karşın , 18 yaşından küçükler ile mümeyyiz olmayanlardan, hiçbir şartla organ ve doku alınamaz. Bu konuda, hakimden karar alınması da mümkün değildir. Konuya ilişkin mevzuatların hiçbirinde, hakimlere, 18 yaşında küçük ve mümeyyiz olmayandan organ ve doku nakli yapılabileceğine ilişkin karar verme yetkisi tanınmamıştır. Bizden farklı olarak Avrupa Hukukunda, bu tür rıza verme yeteneği olmayanlardan da, verici ve alıcı arasında kardeşlik bağı bulunması halinde, hayat kurtarma amacıyla, kendini yenileyen dokuların (kemik iliği gibi) alınabilmesine yasal imkan tanınmıştır. Biz de ise, aynı konuda ve aynı içerikte bir düzenlemeyi içeren bir kanun tasarısı hazırlanmakta olup, henüz tamamlanmamıştır. Yine, bu yasak sadece organ ve doku alınmasına ilişkin olup, 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlara organ bağışı ve nakli her koşulda mümkündür.
18 yaşından büyük ve mümeyyiz olandan organ bağışı için yerine getirilmesi gereken prosedür ise; vericinin en az 2 tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya 2 tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.
Vericinin evli olması halinde, eşinin bu durumdan haberi olup olmadığı araştırılmalı ve öğrendiği bir tutanakla tespit edilmelidir.
Vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak olan organ ve dokuların alınması ise yasaktır. Nakilden önce, gerekli tıbbi inceleme ve tahlillerin yapılması ve sonucunun bir olurluk raporu ile saptanması da yasal zorunluluktur.
Akraba dışı canlıdan-insandan organ ve doku nakli, hazırlanmakta olan yeni Organ ve doku nakli kanun tasarısında; ‘akraba dışı canlıdan organ nakli, naklin yapılacağı ilde oluşturulacak Etik Komisyonun verici ve alıcı arasında, bu yönetmeliğe ve diğer ilgili mevzuata aykırı herhangi bir hususun bulunmadığını ve etik açıdan organ bağışının uygunluğunu onaylaması ile gerçekleştirilecek akraba dışı kişilerden yapılır’. Düzenlemesi ile, nakle izni etik komisyona bırakmaktadır. Bundan önce, akraba dışı nakil konusunda, 2012 tarihli Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği ile getirilen ‘Çapraz Nakil’ ise, komisyon kararı gerektirmeyen ve organ nakli olmayı bekleyen iki hastanın, birbirlerinin alıcılarına karşılıklı organ verdikleri nakil türüdür. Bu tür nakiller, herhangi bir organ nakli merkezine kayıtlı hastalar arasında, karşılıklı rıza ile komisyona başvurmaksızın yapılabilir.
2-Ölülerden-Kadavradan Organ ve Doku Nakli :
Bu nakil türünde, genel ahlak ve adaba aykırı olmamak şartıyla, ölü vericiden her türlü organ alınabilir. Bu bakımdan ölünün yaşı önemsizdir. Ancak dikkat edilmesi gereken iki konu; Ölüm zamanının belirlenmesi ile kişinin kendi geleceğini belirleme hakkına saygı gösterilmesi.
Evrensel Tıp Hukuku’nda olduğu gibi , Türk Hukukunda da, ölüm anı, kişinin beyin ve beyin sapı fonksiyonlarının geri dönüşü olmayacak derecede kaybı halinde ortaya çıkar. Kalp atışı sürüyor olsa da, beyin ölümü gerçekleşmişse, kişi tıbben ve hukuken ölü kabul edilir. Tıbbi ölüm biri nörolog veya nöroşirürjiyen, biri de anesteziyoloji ve reanimasyon ya da yoğun bakım uzmanından oluşan iki hekim tarafından oy birliği ile saptanır.
Beyin ölümü tespitinden sonra, hasta yakınlarına organ bağışlayıp bağışlayamayacakları sorulur. Organ ve Doku Nakli Kanunu madde 11’e göre; ‘sağlığında vücudunun tamamını ve organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini 2 tanık huzurunda açıklamamış ise sırasıyla ölüm anında yanında bulunan, eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin, bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir. Ölü, sağlığında kendisinden ölümünden sonra organ ve doku alınmasına karşı olduğunu belirtmişse, organ ve doku alınamaz’. Sayılan yakınlardan eş organ bağışını kabul ettiği anda, diğerlerinin reddi anlam taşımaz. Ancak çocuklardan rıza alınması söz konusu ise orada bulunan hepsinin rıza beyanı vermesi gerekir. Birinin dahi, reddi halinde ya da ölüm halinde ölenin yanında kimse yoksa, organ alınamaz.
Organ ve Doku Nakli Hakkında Kanun, vasiyet ya da yakınların rızası aranmadan organ ve doku alınacak durumları da Yasada düzenlemiş olup, buna göre; Kaza veya Doğal Afetler sonucu, vücudunun uğradığı ağır harabiyet nedeniyle ölmüş bir kişinin yanında kimsesi de yoksa, sağlam kalan doku ve organları, tıbbi ölüm halinin alınacak organlara bağlı olmadığı, hekimler kurulu raporuyla belgelenmek kaydıyla, yaşamı organ ve doku nakline bağlı kişilere, naklinde ivedilik ve tıbbi zorunluluk bulunan durumlarda, organ ve dokuları alınarak nakledilebilir. Bu durumda adli otopsi, tüm bu organ alımlarından sonra yapılır. Bunun yanında, kornea gibi, ceset üzerinden değişiklik yapmayan dokular da, izne bağlı olmaksızın alınabilir. Ancak gözün tamamının alınması için rıza gerekir. Yürürlükte bulunan mevzuatlar, şartlı organ bağışı imkanı tanımamaktadır. Ölüden alınan organ ve dokular, Bakanlığın belirlediği esaslar dairesinde, bilimsel kurallara, tıbbi-etik anlayışa uygun ve adaletli bir şekilde, organ ve doku bekleyen hastalara dağıtılır.
SONUÇ : Organ ve Doku Nakli, birtakım mevzuatlarda düzenlenmiş olsa da, Avrupa ülkelerinde yapılan düzenlemelerin ve teşvik politikalarının gerisindedir. Halka, en üst değerin insanı yaşatmak olduğunu anlatan ve organ bağışını teşvik eden devlet politikalarının üretilmesi, mevzuatın da amacına ulaşmasını sağlayacaktır.
