Mal Rejimini İlgilendiren Yargıtay Kararları

YARGITAY 8. H.D.

24.12.2013 T., 2013/21385 E., 2013/19844 K.

‘’Her ne kadar taraflar üç yıllık fiili ayrılık süresince bir araya gelmediklerinden boşanmalarına karar verilmiş ise de eşler arasında resmi evliliğin bu ayrılık süreci içende de devam ettiği ve en son açılan boşanma davasına ait kararın kesinleşmesiyle boşandıklarından bu dönemde edinilen malların da edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerektiğine, yapılan katılma alacağına ilişkin hesaplamalarda ve bilirkişi raporunda usul ve kanuna aykırı bir yön tespit edilmediğine, bu tür davalarda fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyethakkaniyet kuralının da gözetilmesi gerektiğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin onanmasına…

EVLİLİK ÖNCESİ EDİNİLEN MALLAR

YARGITAY 8. H.D.

23.02.2015 T., 2013/20881 E., 2015/4802 K.

‘’Dava dilekçesi ve dosya kapsamından anlaşıldığı gibi davacı taraf, dava konusu meskenin alımında katkıda bulunulduğunu açıklayarak iptal tescil, olmazsa katkı payı alacağı talebinde bulunmuştur. TMK.nun evlenmeyi düzenleyen 134 ve devamı maddelerine göre, evlilik resmi evlenme memuru önünde yapılır ve ondan sonra taraflar evli kabul edilir. Yasa’nın tanıdığı ve kabul ettiği evlenme şekli dışında gerçekleşen birliktelikler ne ad altında yapılmış olursa olsun, evlilik olarak değerlendirilemez. Medeni Kanun’un yasal görmediği birliktelikler sırasında edinilen mallara yönelik olarak da evlilik birliği içinde edinilmiş olan mallara ilişkin olan kurallara ve değerlendirmelere dayanılarak katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı ve katılma payı alacağı istekli talepte bulunamaz. Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi bakımından dava konusu meskenin tasfiyede dikkate alınabilmesi için evlilik birliği içinde alınmış olması veya evlilik öncesi alınmış olmakla birlikte ödemenin evlilik birliği içerisinde yapılmış olması gerekir. Eldeki davada dava konusu mesken evlilik tarihinden önce satın alındığına, evlilik içine sarkan herhangi bir ödemede bulunmadığına, evlilik öncesi edinilen meskenin evlilik içinde geçerli kurallar dikkate alınarak tasfiyesi de mümkün olmadığına göre meskenin tasfiyeye dahil edilme imkanı bulunmamaktadır. Dava konusu 9933 parsel sayılı taşınmaz 28.07.1998 tarihinde davalı İsmail tarafından satın alınarak tapuya tescil edilmiştir. Bu durumda taşınmazın edinme tarihi itibariyle davacının mal rejiminin tasfiyesine yönelen katkı payı alacağı isteğinin reddi gerekir. Davacının evlilik öncesi taşınmazın alımında yaptığı katkı nedeni ile genel mahkemelerde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açma hakkı mevcuttur.’’

YARGITAY 8. H.D.

12.02.2013 T., 2012/11373 E., 2013/1351 K.

‘’Davacının isteğinin az yukarıdaki ilkeler karşısında evlilik tarihi öncesinde satın alınan taşınmazın alım bedelinin kendi tarafından temin edilerek ödendiği halde davalı adına tapuda tescil edilmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak iddiası niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. 4748 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluşu  Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi ; 4721 sayılı TMK.nun ikinci kitabının üçüncü kısım hariç olmak üzere Aile Hukukundan kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Bu maddelerin kapsamı dışında kalan ve Aile Hukukundan kaynaklanmayan mal varlığına ilişkin davalara bakma görevi 6100 sayılı HMK’nun 1. geçici maddesi uyarınca 1068 sayılı HUMK’nun 1 ve devamı maddelerine göre genel mahkemelere aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınacağından az yukarıdaki nitelendirme karşısında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren davaya Aile Mahkemesinde bakılıp yargılamaya devam ile yazılı şekilde esası hakkında karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girerek hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.’’

YARGITAY 8. H.D.

23.20.2015 T., 2013/23997 E., 2015/6569 K.

‘’ Dava konusu 444 ada 135 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölüm 21.01.1997 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Dosya içeriği, toplanan deliller, tanık beyanları, tapu kaydı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki ifadelerine göre, tasfiyeye konu taşınmazın tarafların resmi evlilik tarihinden önce satın alındığı, davalının adına tapuda tescil olunduğu ve yine taşınmaza yapılan iyileştirme, tadilat ve masrafların aynı şekilde evlilik öncesi tamamlanarak mesken oturulacak hale geldikten sonra tarafların evlendiği anlaşılmakla, davacının TBK 77 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre eda nitelikli bir alacak davası açabileceği gözetilerek mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru değil ise de, ret kararı sonuç itibari ile doğru olduğundan, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibarıyla doğru bulunan hükmün onanmasına…

YARGITAY 8. H.D.

19.03.2015 T.,2014/6634 E., 2015/6409 K.

‘’4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi 4721 sayılı yasa’nın Üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan dava ve işlere aile mahkemelerince bakılacağı hükmünü içermekte olup somut olayda, evlilik birliğinin resmi olarak kurulduğu tarihe kadar yapılan ödemler bu kasmamda bulunmadığından bu kısma yönelik görevsizlik kararı doğrudur. Ancak resmi evliliğin kurulduğu tarihten boşanma dava tarihine kadar yapılan ödemeler davacıya bağışlanmış paradan yapılmış ve bu sebeple davalının kişisel malına katkı niteliğinde olup Aile Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğundan, evlilik öncesi yapılan ödemler bakımından talebin tefrik edilerek sadece bu hususta görevsizlik kararı verilmesi ve evlilik birliği içinde yapılan ödemeler bakımından TMK’nun 222.maddesi çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken talebin tamamı yönünden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. ‘’

YARGITAY 8. H.D.

07.02.2013 ., 2012/5204 E., 2013/1232 K.

‘’Gerçekten söz konusu evin %75 ‘i 04.11.1988 tarihinden önce yani taraflar daha evlenmeden tamamlanmış ise bu oran davacının kişisel malı sayılır. Ancak bu dönemde edinilen taşınmazın mal rejimi ile bir ilgisi olmamaktadır. 15.11.1988 tarihinden yani evlenmeden önce edinilen mallar ortak gelirlerle alınmış olsa bile bu tür alacaklara ilişkin davalar genel hükümlere göre Genel Mahkemelerde bakılmaktadır. Belirtilen alacaklara ilişkin davaların Aile Mahkemelerinde görülme olanağı bulunmamaktadır. Ancak % 25 oranına isabet eden kısım evlilik birliği süresi içerinde tamamlanmış ise, iddianın kanıtlanması halinde davacının bu oran üzerinden gelirlerine göre katkı payı alacağı hakkı olabilir.

MAL  REJİMİ SONA ERDİKTEN SONRA (BOŞANMA DAVA TARİHİNDEN SONRA) EDİNİLEN MALLAR

YARGITAY 8. H.D.

04.06.2013 T., 2013/3225 E., 2013/8389 K.

Davalıların murisi şahinde hesaplamalara katıldığı anlaşılan davacılardan A.Ş ‘e ait ¼ payı ise 12.05.2008 tarihinde Bursa 10.icra Müdürlüğü’nün 2004/98396 Esas sayılı dosyasından ihaleyle satın alınmıştır. A ile Şahinde arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 15.04.2004 tarihinde sona erdiğine, ¼ pay mal rejimi sona erdikten sonra Şahinde tarafından satın alındığına göre bu payın tasfiyede başka bir deyimle katılma alacağı hesabında dikkate alınması imkanı yoktur. Mal rejimi sona erdikten sonra Şahinde’nin  A.A. dan satın aldığı 2/4 pay dikkate alınarak yapılması gereken , A.’e ait ¼ payında eklenerek ¾ payı üzerinden yapılmış olması doğru olmamıştır.

Tags: