Mirasa Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Mirasa Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

4722 S. Türk Medeni Kanunun yürürlüğe uygulama şekli Hakkındaki Kanunun 17. Maddesi uyarınca; mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. O nedenle mirasbırakan, 01.01.2002 tarihinden önce vefat etmişse 743 s. MK.,  01.01.2002 tarihinden sonra vefat etmişse 4721 s. TMK. Hükümleri açılan mirasa uygulanır.

Yasal Mirasçılar Kimlerdir ?

Mirasbırakanın yasal mirasçıları, kan hısımları olan; altsoy, ana ve baba, büyük ana ve büyük baba, evlilik dışı hısımlar, sağ kalan eş, evlatlık, devlettir.

Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir ?

4721 Sayılı Medeni Kanun, yasal mirasçıların bazılarına miras bırakanın isteğiyle yok edilemeyen bir miras hakkı tanımıştır. Bu hak saklı pay olarak adlandırılır. Miras bırakan, saklı payları azaltacak yada yok edecek herhangi bir tasarruf yaparsa, onun ölümünden sonra saklı paylı mirasçının tenkis davası açma hakkı vardır.

Saklı Paylı Mirasçılar Ve Oranları Nelerdir?

Altsoy (çocuk-torun) için yasal miras payının yarısı

Ana-babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri

Kardeşlerden her biri için yasal miras payının sekizde biri

(R.G. 26518, 4.5.2007-5650 s. K. M. 1 ile m. 506/1, 3’de yer alan bu hüküm kaldırılmıştır)

Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçü

Evlatlık ve altsoyu da, evlat edinenin mirasında saklı paylı mirasçıdır. Evlat edinen ise; evlatlığın mirasçısı olmadığından saklı paydan söz etmek mümkün olmaz.

Mirastan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse, mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

Mahfuz hisseli mirasçının hakkı, miras bırakanın iradesinden bağımsız olarak güçlendirilmiş bir hak olup, miras bırakanın bu hak üzerinde tasarrufta bulunması mümkün değildir. Sağlar arası veya ölüme bağlı bir tasarrufla mahfuz hisseli mirasçının mahfuz hissesi ihlal edildiği takdirde, yapılan o tasarruf, tenkis davası yoluyla mahfuz hisseli mirasçının kanunun tayin ettiği, asgari miras hissesi sağlanıncaya indirime tabi tutulur. Bu yoldan açılan dava, tenkis davası, inşai kararla kurulan hale ise, tenkis denilmektedir.

Miras Davalarında Dava Açma Süreleri Nelerdir ?

Önemli hak kayıplarına uğramamak için miras davalarının süresinde açılması gerekir. Ancak en önemli nokta, tüm bu miras davalarının, miras bırakanın sağlığında açılamayacağı, ancak onun ölümü ile açılabileceğidir. Çünkü miras ancak ölümle açılır. Aşağıda miras davası türleri ve hangi sürede açılması gerektiği belirtilmiştir.

  • MİRASÇILIK BELGESİ VERİLMESİ İSTEMİ :

Mirasçılar tarafından ya da hukuki menfaati bulunup da herhangi bir mahkeme tarafından kendisine yetki verilen kişiler tarafından herhangi bir zaman sınırlaması olmadan her zaman açılabilen bir davadır.

 

  • MİRASÇILIK BELGESİNİN İPTALİ VE YENİSİNİN VERİLMESİ DAVASI :

Aynı şekilde mirasçılar tarafından ya da hukuki menfaati olanlar tarafından herhangi bir zaman kısıtlaması olmadan her zaman açılabilir.

 

  • MURİSİ MUVAZAASI SEBEBİYLE TAPU İPTAL TESCİL DAVASI :

Ancak mirasbırakanın ölümünden sonra; hiçbir zamanaşımına ya da hak düşürücü süreye tabi olmadan her zaman saklı paylı olsun-olmasın tüm yasal mirasçılar tarafından açılabilir. Ancak devlet yasal mirasçı olsa da muris muvazaası sebebiyle tapu iptal –tescil davası açamaz.

 

  • TENKİS DAVASI AÇMA HAKKI :

Saklı paylı mirasçılar, saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer taarruflarda mirasın açılma tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle davayı açmak zorundadırlar. Ancak tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. (TMK. 571. Madde). Tenkis davası açma süresi, hak düşürücü süre olup 743 Sayılı eski M.K.’daki süre ise zamanaşımı süresiydi.

 

  • DENKLEŞTİRME DAVASI :

Miras paylaşımından (taksimden) itibaren TBK. M. 146 uyarınca 10 yıl içinde açılabilir. Terekenin paylaşılmasına başlanılmadan önce açılamaz. Denkleştirme terekenin mirasçılar arasında miras paylarına göre yapılacak paylaştırma sırasında istenebilir. Eğer mirasçılar arasında miras paylaşım sözleşmesi yapılmışsa; B.K. m. 146’a öngörülen 10 yıllık süre, bu sözleşmenin yapıldığı (paylaşmanın kesinleştiği) tarihten itibaren başlar. 10 yıllık dava açma süresi, zamanaşımı süresidir.

 

  • MİRAS SEBEBİYLE İSTİHKAK DAVASI :

Davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi ve tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve herhalde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi 20 yıldır.

 

  • ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN İPTALİ DAVASI :

Ölüme bağlı tasarrufların (vasiyetname, miras sözleşmesi ) iptali, miras bırakanın ölümünden sonra istenir. Miras bırakan hayatta iken vasiyetnamenin veya miras sözleşmesinin iptali istenemez. Dava açma hakkı davacının, tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve herhalde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı 20 yıl geçmekle düşer. Yine iptal sebebi, iptal talebi, hükümsüzlük iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. İptal davası açma süresi hak düşürücüdür. Hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınır.

 

  • VASİYETNAMENİN AÇILIP İLGİLİLERE OKUNDUĞUNUN TESPİTİ DAVASI :

Ölümün olduğunun nüfus müdürlüğü tarafından notere bildirilmesi üzerine; noter, vasiyetnameyi mirasbırakanın son ikametgahının bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Cumhuriyet Başsavcılığı ise; açılıp ilgililere okunmak üzere tereke mahkemesi olan Sulh Hukuk Mahkemesine gönderir. Bundaki amaç, yasal mirasçıları ve vasiyetname ile lehine kazandırma yapılan kişileri bilgilendirme, itirazları olup olmadığını belirleme ve yasal haklarını kullanmalarını sağlamaktır.

 

  • MİRAS SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ-ORTADAN KALDIRILMASI DAVASI :

Mirasbırakan yaptığı miras sözleşmesinde, sağ iken malvarlığına yönelik bağışta veya ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmayacağı taahhüdü altına girmişse ve bu taahhüdüne aykırı davranırsa, sözleşmenin karşı tarafı, itiraz etmek suretiyle iptal davası açmak hakkına sahip olur.

 

  • MİRASIN REDDİ İSTEMİ :

Yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edilmedikçe; mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren 3 aydır. Bu süre hak düşürücü süredir.

 

  • MİRASÇININ ALACAKLILARI TARAFINDAN AÇILAN REDDİN İPTALİ DAVASI :

Borçlu mirasçının mirası red tarihinden itibren 6 ay içinde, alacaklıları tarafından açılmalıdır. 6 aylık süre hak düşürücü süredir. Sürenin başlangıcı, reddin beyan tarihi olup, reddin mahkemece tescil tarihi değildir.

 

  • MİRASTAN YOKSUNLUĞUN TESPİTİ DAVASI :

Herhangi bir süreye tabi olmayıp her zaman açılabilir.

 

  • TEREKENİN BORCA BATIKLIĞININ TESPİTİ DAVASI :

Herhangi bir süreye tabi olmayıp her zaman açılabilir.

Tags: