GENEL OLARAK TAHKİM
Hak aramanın alternatif yollarından biri olarak karşımıza çıkan ve uygulamada kendine en çok yer bulan sigortacılıkta tahkim yargılamasından bahsetmeden önce ‘tahkim usulüne’ genel olarak bir göz atmak gerekir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanununa, Avrupa Birliği ile uyum yasaları kapsamında giren ‘tahkim’ bahsettiğimiz Yasanın on birinci kısım 407. ve 444. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Tahkimin hukuk sözlüğündeki anlamı, bir anlaşmazlığın ve uyuşmazlığın çözümü için mahkeme yerine hakeme başvurulmasıdır. Tahkim isteğe bağlı ve zorunlu olmak üzere iki türlüdür.
6100 Sayılı Yeni Hukuk Muhakemeleri Yasası’nda düzenlenen, İsteğe bağlı tahkimde taraflar, uyuşmazlığın çözümü için kendi aralarında seçtikleri hakemlere başvurabilirler. Hiçbir resmi sıfatı olmayan bu hakemler, tıpkı bir mahkeme gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlığı inceleyip karara bağlarlar. İsteğe bağlı tahkim sözleşmeye dayanır ve ancak tarafların iradesine tabi uyuşmazlıklar hakkında başvurulur. Buna kavram olarak ‘tahkime elverişlilik’ denir. Alacak talepleri veya eser sözleşmesi isteğe bağlı tahkimin konusu olabilir. Buna karşın, iki tarafın iradesine tabi olmayan yani sulh olmaya elverişli bulunmayan, mesela taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar, boşanma davaları, soy bağı ile ilgili anlaşmazlıklar ve iflas davaları tahkim sözleşmesinin konusu olamazlar. Hukuki altyapısı sözleşme ile kurulan isteğe bağlı tahkimde taraflar,
Ya ‘tahkim sözleşmesi yaparlar; ki, bu tarafların sözleşme ya da sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir bölümünün çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları bir anlaşmadır. Bahsettiğimiz sözleşme yazılı şekilde yapılmalıdır. Yazılı şekil şartı, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmesi veyahut dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine, davalının cevap dilekçesinde itiraz etmemiş olması halinde de yerine gelmiş sayılır. Bu şartları taşıyan bir tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. Ayrıca yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları da mümkündür. Bu durumda mahkeme dava dosyasını ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderir.
Ya da ‘hakem sözleşmesi’ yaparlar. Bu sözleşme ise taraflar ile hakemler arasında yapılır. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakemlerce çözümlenmesini önerirler, hakemler de uyuşmazlığa bakmayı kabul ederler. Uygulamada bu iki sözleşme çoğu kez ayrı yapılmaz. Her ikisini de kapsar biçimde hakem sözleşmesi terimi kullanılır.
Zorunlu tahkime gelirsek; zorunlu tahkim özel yasalarla belirlenmiştir. Bunlardan biri 2822 Sayılı Yasada yer alan toplu iş uyuşmazlıkları, öteki ise Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un ilgili maddeleri olup, bu konularda taraflar mahkemelerde dava açamazlar. Nitelikleri ve yargılama usulü özel yasalarda belirli hakemlere başvurmak zorundadırlar.
Tahkim hakkında belki de bilinmesi en önemli ayrıntı, yalnızca çekişmeli yargıya giren uyuşmazlıklarda olanaklı olması; buna karşın İdari Yargıda, Ceza Yargısında ve Çekişmesiz Yargıda tahkime gidilemeyeceğidir. Ayrıca uyuşmazlık hakkında mahkemede dava açılmış olması ya da tüketici hakem heyetine başvuru yapıldığı durumda tahkim komisyonuna da, aynı anda başvuru yapılamaz.
SİGORTA ANLAŞMAZLIKLARINDA TAHKİM YOLU
Yukarıda genel anlamda açıkladığımız tahkim düzenlemesinin pratikteki en yaygın uygulaması, vatandaşlar ve sigorta şirketleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda kendini gösterir. Sigortacılıkta tahkim ; sigorta ettiren, sigortadan yarar sağlayan kişiler ve haksız ve hukuka aykırı eylemlerden zarar gören kişiler arasında, zorunlu sigortalardan tazminat istekleri konusunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla getirilen ve yasal dayanağını 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30. Maddeden alan bir düzenleme olup, uyuşmazlıkların inceleme makamı ise Sigorta Tahkim Komisyonu’dur. İlgili Yasa maddesinde söz konusu olan, zorunlu olmayan, isteğe bağlı tahkim yolu olup, Hukuk Usulü Yasasında düzenlenen isteğe bağlı tahkimden ayrı olarak, taraflar burada hakemleri kendileri seçemezler. Hakemler, Komisyon tarafından ‘hakem listelerinde sırası gelenler arasından atanırlar.
Sigorta tahkim komisyonuna başvurunun koşullarına gelirsek;
1-Haksız eylem veya hukuka aykırı bir olay sonucu ölen, yaralanan ya da maddi hasara (araç hasarı gibi) uğrayanlar gerekli tüm belgelerle ÖNCELİKLE sigorta şirketine başvurmalı,
2-Sigorta şirketi;
a-Yasalarda belirtilen süre içinde yanıt vermemiş ve tazminat ödememiş,
b-Haklı bir neden olmaksızın tazminat isteğini reddetmiş,
c-Yetersiz ve eksik ödeme yapmış,
d-Veya 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermemiş, olmalıdır.
İşte bundan sonra tahkim komisyonuna, başvuru formu (ya da dilekçe) ve ekinde belgelerle başvuru yapılmalıdır. Başvuru, raportör tarafından 15 gün içinde yapılacak inceleme sonunda, komisyon tarafından olayın niteliği gereği hakem ya da uyuşmazlık miktarının 15.000-TL yi geçtiği durumlar için 3 kişilik hakem heyetine gönderilir. Bu aşamadan itibaren heyet tıpkı, adli yargıda görev yapan bir asliye ticaret ya da asliye hukuk mahkemesi gibi, iddia ve savunmaya göre delilleri inceler, eksik belgeleri tamamlar, mesela trafik kazası ya da iş kazası sonucu ölüm veya yaralanma söz konusu ise kusur oranlarının, beden gücü kaybı varsa, sağlık kurulundan kesin maluliyet oranının alınmasını sağlar, kusur ve sorumluluk konusu tamamlandıktan sonra ise dosya hesap bilirkişisine gider ve gelen raporla bir karar verilir. Tüm bu işlemler ise adli yargıda yürüyen tazminat davalarına nazaran 4 ay gibi kısa bir sürede sonuçlanır.
Hakem heyetlerinin 5000-TL altındaki kararları kesin, 40.000-TL üzerindeki kararları ise temyize tabidir.
SİGORTA TAHKİMİNİN YARARLARI
Yukarıda ana hatlarıyla bahsettiğimiz hak aramanın alternatif yollarından biri olan sigortacılıkta tahkim yargılamasının, binlerce dosya ile uğraşan asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemelerinin, gerek yargılama süresine göre, gerek yargılama sırasında uymak zorunda kaldığı prosedürlere nazaran;
-4 Ay gibi bir sürede sonuçlanması,
-Adli yargıdaki gibi yıllar süren duruşmalara gerek bulunmaması,
-Yargılama giderlerinin az ve hak aramanın daha ucuz olması
-Uyuşmazlığı çözmede görevli hakemlerin konunun uzmanı olmaları,
-Ve hakem kararlarının belli bir sınıra kadar kesin olması, gibi avantajları nedeniyle, özellikle, Trafik ya da iş kazası sonucu ölüm, yaralanma, maddi hasar için zorunlu sigortalardan tazminat istekleri konusunda, ilgililerin sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapmaları hem daha pratik, hem de daha tatmin edicidir.
