Evlenmenin Butlanı (İptali) Davasının Eşin Mirasçılığına Etkisi

Evliliğin butlanı (iptali) davası devam ederken, eşlerden birinin ölümü halinde diğer eş ona mirasçı olur. Çünkü evlilik ölümle sona ermiş bulunmaktaır. Evlenmenin iptalini dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak mirasçılar açılan davayı sürdürebilirler (TMK m. 159/c. 1.2)

Evliliğin butlanı (iptali) davası Cumhuriyet Savcısı ve her ilgili tarafından her zaman açılabilir. Mirasçılar da buna dahildir. Mirasçılar, mutlak butlan davası açabilirler. Yani evlilik ölümle sona ermiş olsa dahi mirasçılar ölümden sonra mutlak butlan davası açabilirler.

Nisbi butlana (iptal) ilişkin dava hakkı sadece eşlere ait olup, mirasçılar ancak ölen eşin sağlığında bu davayı açmış olması halinde onun açmış olduğu davayı sürdürebilirler.

Evliliğin iptali davası açma hakkı iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak 6 ay ve herhalde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). İşte ölen eşin açtığı nisbi butlan (iptal) davası, ayırt etme gücünden geçici yoksunluk ve yanılma, aldatma, korkutma gibi irade sakatlığı sebebine dayanıyorsa TMK 152. Maddedeki hak düşürücü süre içinde ileri sürülmüşse, butlan (iptal) sebebine dayanan eşin mirasçıları açılmış bulunan bu davayı südürebilirler. Tek bir mirasçının açılmış bu davayı sürdürmek istemesi yeterlidir. Ancak mirasçıların davaya devam etmek istememeleri ya da sonrasında mutlak butlan davası açılmaması durumunda evlilik ölümle sona ereceğinden, sağ kalan eş, miras hakkına sahip olur. Mirasçıların, eşlere ilişkin nisbi butlan sebepleriyle açılan butlan davasını sürdürmesi için mahkemece, dava, ölen eşin mirasçılarına bildirilir. İhbarda veilen kesin süre içinde davaya devam etmezlerse dava reddedilir. Nisbi butlan sebebi ispat edilmişse iptal kararı yanında, sağ kalan eşin iyi niyetli olup olmadığının tespiti de talep edilmişse buna yönelik bir tespit kararı da vermelidir. Eğer iptal talebiyle birlikte sağ kalan eşin iyi niyetli olup olmadığının tespiti talep edilmemişse, iptal kararından sonra dava tarafları veya her ilgili sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığının tespitini talep edebilir.

Sağ kalan eşin iyi niyetli olmadığına ilişkin tespit hükmü, sağ kalan eşin yasal mirasçılığını geçmişe etkili olarak sona erdirdiği gibi; daha önceden yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakların da kaybedilmesi sonucunu doğurur. Eşlerden birinin ölümü sonrasında mirasçılar (veya ilgili) mutlak butlan davası ya da eşlerin dayanabileceği nisbi butlan sebebiyle davaya devam eden mirasçılar iptal kararı almışlarsa, sağ kalan eş, evliliğin butlanla batıl olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yasa gereği kendiliğinden yasal miras hakkını kaybedecek, lehine ölüme bağlı tasarruf yapılmışsa, aksi belirtilmedikçe, bundan doğan hakları sona erecektir. Sağ kalan eş, iyiniyetli ise; ölen eşe mirasçı olabilecek, onun ölüme bağlı tasarruflarından yararlanacaktır.

Evlenmenin butlanı davasını açan eşin ölmesi üzerine mirasçıların devam ettirdikleri dava sonunda evliliğin iptaline karar verilmişse, sağ kalan eş mirasçı olamaz, daha önce lehine yapılmış ölüme bağlı tasaruflarda kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Örnek Yargıtay kararında aynen :

Miras bırakan C.’nin 30.06.2006 tarihinde davalı E. İle evli iken vefat ettiği, davalı tarafından Uşak Sulh Hukuk Mahkemesinden 5.7.2006 tarihinde mirasçılık belgesi alındığı, bu belge ile davacıya 3 pay, davalıya 1 pay verildiği, davacı tarafından Uşak Aile Mahkemesince 26.06.2006 tarihinde açılan mutlak butlan sebebine dayalı iptal davasının kabul edilerek evliliğin iptaline karar verildiği, bu kararın 21.05.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

TMK m. 159’da evlenmenin butlanını dava etme hakkının mirasçılara geçmeyeceği, ancak mirasçıların açılmış bir davayı sürdürebileceği, dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eşin, yasal mirasçı olamayacağı gibi daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybedeceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme uyarınca sağ kalan davalı eşin, evliliğin akdi sırasında iyi niyetli olup olmadığının tespiti gerekir. Miras bırakanın önce davalının annesi ile evlenip boşanması ve 6 gün sonra davalı ile evlenmesi göz önüne alındığında, davalının bu durumu bilmeden evliliği gerçekleştirmesi hayatın olağan akışına terstir. Şu halde evliliğin icrası sırasında iyi niyetli olmadığı ve dolayısıyla mirasçı olamayacağı kuşkusuzdur. (Y. 7. H.D. 10.03.2011  – 4637/1411 )

Tags: