Gaiplik, kişiliğin ölüm haricinde son bulmasıdır. Medeni Yasanın 32. Maddesine göre : ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemece bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri, eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir yer kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.
Medeni Yasa 32. Maddesi hükmüne göre alınan gaiplik kararı tıpkı ölüm gibi kişiliği sona erdirir ve gaibin mirası sanki o ölmüş gibi açılır. Hakkında gaiplik kararı alınmış bir kimsenin mirası, ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde bu kaybolma tarihinde, çoktan beri haber alınamamada ise son haberin alındığı tarihte açılır ve mirasçıların hakları ortaya çıkar. Gaiplik kararı, geçmişe etkili olduğundan mirasçıların belirlenmesi, tasarruf oranına esas terekesinin hesaplanması, gaiplik kararının verildiği tarihteki şartlara göre değil, kaybolma tarihine ve son haberin alındığı tarihe göre tespit edilecektir.
Medeni Yasa 584. Maddenin 1. Fıkrasına göre; hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek durumundadırlar. Gaiplik, esasen gerçek bir ölüm olmadığından gaibin mirasçılarından istenecek bu teminat ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda terekenin mirasçılara tesliminden itibaren 5 yıl içinde, uzun süreden beri haber alınamama halinde ise son haberden itibaren 15 yıl içindir. Ancak bu süreler dolmadan önce gaibin 100 yaşını doldurması halinde teminatlar kalkar.
Devlet, mirasçı ise teminat verme yükümlülüğü yoktur. Eğer gaibin ölümü kesin olarak ispatlanırsa teminatlar düşer. Teminatlar, rehin, ipotek ya da kefalet olabilir. Teminatın çeşidini ve miktarını hakim belirleyecektir. Teminatlar, sonradan ortaya çıkan gaibin ve terekedeki mallar üzerinde sonradan ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerinin korunması içindir. Mirasçılar, eğer iyi niyetli iseler yani gaibin ölmediğini veya üstün hak sahiplerinin haklarını bilmiyor ya da bilmeleri de gerekmiyorsa aldıkları mirastan sadece ellerinde kalanı iade ile yükümlü olacaklardır. Bu tür durumlarda gaip veya diğer hak sahibi, isteyemedikleri kısmı bu teminatlardan tahsil edeceklerdir. Ya da iyi niyetli olmayan mirasçının elinden çıkarmış olduğu malları tazmine yetecek malvarlığı olmayan hallerde teminatlar işe yarayacaktır.
Teminatların süresi dolduğu için sona ermesi sonradan ortaya çıkan gaibin veya üstün hak sahibinin hakkını düşürmez. Üstün hak sahibi mirasçılar ortaya çıkarsa, bunlar terekedeki malları ‘’miras sebebiyle istihkak davası’’ ile talep edebileceklerdir. Eğer malların teslim edildiği kişi, iyi niyetli ise, Medeni Yasa 585. Uyarınca miras sebebiyle istihkak davası zamanaşımı süresi yani 1 ve 10 yıllık süre burada da uygulanacaktır. Eğer iyiniyetli değilse, miras sebebiyle istihkak davasının kötü niyetli zilyetler için getirdiği 20 yıllık süreye tabi olmayacaktır.
Av. EBRU ŞAHİN
